ana sayfa > yanlış bilinenler
  Yanlış Bilinenler
Yalnızca kadınlar meme kanserine yakalanırlar.
Doğrusu: Meme kanseri erkeklerde de görülür ancak oldukça nadirdir. Tüm meme kanserlerinin sadece %1'inden azı erkeklerde görülür.

Meme kanseri çoğunlukla genetik kökenlidir.
Doğrusu: Meme kanserlerinin %80-85'i ailesel olmayan ve bireysel olarak ortaya çıkan kanserlerdir sadece %10-15'inde genetik bir etken söz konusudur.

Yaşlı kadınların meme kanserine yakalanma riski genç kadınlardan daha azdır.
Doğrusu: Yaşla birlikte meme kanserine yakalanma riski artar.

Ağızdan alınan doğum kontrol hapları meme kanserine yol açar.
Doğrusu: Doğum kontrol hapları çok düşük dozda hormon içerdiği için, yüksek risk grubundaki kadınlar dışında kısa süreli kullanılmalarında sakınca yoktur. (bakınız: meme kanseri > risk faktörleri).

Memedeki ağrılı kitleler sıklıkla kanserdir.
Doğrusu: Her meme kitlesi kanser olmadığı gibi (her 10 meme kitlesinden 8'i kanser değildir), meme ağrısı da daha çok iyi huylu hastalıklarda (kistik hastalık, vb) görülür.

Meme kanseri olan kadınlar memelerini kaybederler.
Doğrusu: Meme kanseri tanısı erken evrede konabilirse meme koruyucu cerrahi ile başarıyla tedavi edilebilir. Memenin tümünün alınması gerektiği durumlarda ise implantla veya kişinin kendi dokuları kullanılarak yapılan rekonstrüksiyon (yeniden meme oluşturulması) işlemlerinden sonra kadınlar "memeyi kaybetme" duygusu yaşamamaktadırlar.

Meme kanseri tedavisinde koltuk altındaki bütün lenf bezleri çıkartılır.
Doğrusu: Erken evre meme kanserinde sentinel lenf bezi biyopsisi tekniği sayesinde meme kanserinin koltuk altında yayılım yaptığı ilk lenf bezi bulunur (tek başına mavi boya veya radyoaktif madde ile birlikte) ve çıkartılır. Sentinel lenf bezi/bezleri tümör içermiyorsa koltuk altındaki diğer lenf bezlerinin çıkartılmasına gerek yoktur.

Kemoterapinin hayatı tehdit eden çok ciddi yan etkileri vardır ve bunlar geri dönüşümsüzdür.
Doğrusu: Kemoterapiden beklenen faydalar yan etkilerinden çok fazladır ve ciddi yan etkiler çok nadirdir. Bulantı, kusma, halsizlik ve saç dökülmesi gibi sıkça görülen sorunlar tedavi bittiğinde ortadan kalkar.

Radyoterapi (ışın tedavisi) akciğerler, kalp ve diğer meme üzerine ciddi toksik ve kanserojen etkiye sahiptir.
Doğrusu: Meme koruyucu cerrahide ve ileri evre meme kanserinde yandaş tedavi olarak radyoterapi uygulanması tümörün tekrar etme riskini önemli ölçüde azaltır. Modern cihazlarla ve dikkatli bir şekilde ışınlama alanının hesaplandığı durumlarda komşu organlara veya diğer memeye olabilecek zararlı etkiler ihmal edilebilir düzeylerdedir.